HİKAYE
13 Mart 2019 ( 3028 izlenme )
Reklamlar

Vaktiyle bir derviş berbere gidip

Berber dervişin saçlarını kazımaya başlar ve diğer tarafa usturayı vuracakken, mahallenin kabadayısı içeri girer.
Doğruca dervişin yanına gider, başının kazınmış tarafına sert bir tokat atarak:
- Kalk bakalım kabak, kalk da tıraşımızı olalım, diye bağırır.
‘Dövene elsiz, sövene dilsiz’ olan, halktan gelen her şeyin Hak’tan geldiğine inanan derviş, sabreder. Fakat kabadayının tıraş esnasında da dili durmaz, sürekli alay eder derviş ile: 'Kabak aşağı, kabak yukarı.'
Nihayet tıraş biter, kabadayı dükkandan çıkar. Henüz birkaç metre gitmiştir ki, kontrolden çıkan bir at arabası yokuştan aşağı hızla üzerine gelerek kabadayıyı altına alıp sürükler. Kabadayı oracıkta feci şekilde can verir. Berber dervişe bakar, sorar:
- Biraz ağır olmadı mı derviş efendi?
Derviş düşünceli bir şekilde cevap verir:
- Vallahi gücenmedim ona. Hakkımı da helal etmiştim. Gel gör ki, kabağın da bir sahibi var. O gücenmiş olmalı.

Önerilen İçerikler

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Türk basketbolunun acı kaybı: İsmet Badem'i kaybettik! . Aylara Göre Karakterlerimiz 135 Gün Ömrü Kalan Küçük Kızın Çekmecesinde Bulduğu Not, Anneyi Şok Etti! Müzisyenim Diyenler Dinlesin.. Sokaktan Müzik Ziyafeti..