HİKAYE
06 Temmuz 2018 ( 612 izlenme )
Reklamlar

BİR PİYONUN VEZİR OLMA HİKAYESİ


Hikayemizin kahramanı İsmail…

Küçük İsmail 9 yaşında her cumartesi babasının iş yerine gitmek için can atardı. Babası çok istemese de bazen yanında çalıştığı fabrikaya götürürdü onu. Babası Salih fabrikada meydancı olarak çalışıyordu. İsmail in babasını ikna ettiği bir cumartesi günü İsmail babasını izliyordu.  Fabrikada yoğun günlerden biriydi. Bir koşuşturmaca hakimdi.. Salih Beye sürekli sesleniyorlardı… Salih abi buraya bir gel , Salih abi poşet getir , Salih Bey bunları taşı vb sürekli koşturuyordu İsmail in  babası. İsmail babasının çok önemli bir görevde olduğunu düşünüyordu. Çünkü herkes onu çağırıp onsuz iş yapamıyorlardı… Ve gerçekten de yoğundu… O sırada Fabrikanın sahibinin torunu Engin geldi İsmail'in yanına… Sen kimsin diye sordu İsmail'e… İsmail cevap verdi : Bak şurada ki şapkalı olan bu fabrikanın en önemli kişisi Salih in oğluyum dedi… Engin güldü buranın en önemli kişisi benim dedem dedi, çünkü o buranın sahibi… Olsun dedi İsmail… Senin dedenden sonra en önemli benim babam dedi… Engin güldü ve dalga geçti senin baban sadece getir götür işlerini yapan bir meydancı dedi. Onun görevi diğerleri yorulmasın diye ağır işleri yapmak dedi… İsmail kısa bir süre düşündü… Evet Engin haklıydı.. Herkes çay içerken babası çayı getiren kişiydi… Herkes dinlenirken babası etrafı toparlayan kişiydi… Gözleri doldu… Ve babasıyla gurur duydu… Aslan babam dedi içinden bizim için hiç durmadan çalışıyor dedi içinden. Bu diyaloglara şahit olan fabrikanın müdürü çocukları yanına çağırdı. ve onlara satranç oynamayı biliyor musunuz diye sordu. İkisi de bilmiyordu. gelin öğreteyim dedi. Satranç tahtasını gösterdi ve bakın bu tahtayı bu fabrika olarak düşünün dedi… Sonra eline ŞAH ı aldı bu  senin deden dedi… Buranın sahibi ve buradaki personelin patronu Engin küçümseyerek gülümsüyordu… Sonra VEZİR i eline alıp bakın bu da fabrikanın müdürü benim dedi… ben burada ki en önemli personelim…  Sonra benzetmelere devam etti… Üretim müdürüm KALE , Usta başım FİL ve Ustalarım AT diye gösteriyordu. Sıra piyona geldi… Enginin gülümsemesi iyice artmıştı… PİYON dedi fabrika müdürü… İşte senin baban Salih bey bu piyon dedi… İsmail in gözleri doldu başı öne eğildi ve ”evet” dedi… Müdür sözüne devam etti… Bu piyon bu satranç oyununda çok önemlidir dedi… Herkesten çok çalışır, hep en öndedir , gücünden fazla çalışır… diye devam ederken İsmail in gözleri parladı… tam söze girecekken müdür sözümü kesme dedi… Bende bundan 15 yıl önce bu fabrika da bir piyondum dedi… Sonra satranç oyununda piyonun en sona giderek vezir olma kuralını öğretti… İsmail içine umut doğdu… Çığlık atmak istedi… Engin de hatasını anladı ve İsmail den özür diledi… O gün akşama kadar satranç oynadılar ve çok iyi arkadaş oldular. Yıllar boyunca hiç ayrılmadılar… Farklı okullarda olsa da aynı bölümü okuyup makine mühendisi oldular… İşin pratiğini piyon gibi çalışarak fabrikalarda öğrendiler… Staj yaparken tuvalet temizleyip çay servisi yaptılar… Ama en sonunda işi iyice öğrenip kendi fabrikalarını kurdular… Fabrikalarının ismi ise VEZİR MAKİNA olarak tüm Türkiye de nam saldı…

Önerilen İçerikler

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Travesti hapse atıldı. Ancak travesti, erkekler koğuşuna yollanınca olanlar oldu. Yalan Makinesi Sevgililer Gününde Sevgilisine Kırmızı Ferrari Hediye Etti "Okuyarak öğreneceksin ama, severek anlayacaksın."