HİKAYE
15 Nisan 2019 ( 2 izlenme )
Reklamlar

BİNDEN FAZLA BESTESİ VARDI; YOKSULLUK İÇİNDE ÖLDÜ...


"Şişhane önlerine geldiğim sıralarda idi ki, oradaki merdivenli yokuştan birinin yuvarlana yuvarlana caddeye geldiğini gördüm. Derhal koştum, kolundan tuttum, kaldırdım. Bir de bakayım ki bizim meşhur bestekâr,hanende Şevki Bey merhum değil mi? O kadar sarhoş ki gözlerini bile açamıyor. Şimdi ne yapmalı? Bırakmak olmaz o halde. O vakitler Beyoğlu’nda otel de bilmem. Düşündüm. Koluna girip eve sürüklemekten başka aklıma bir çare gelmedi. Koluna girdim, yürüttüm.
Köprünün ortasına geldik, Şevki’nin galiba istimi tükenmiş ki birdenbire çöktü, serildi." (AHMET RASİM)
Bir gecede sekiz, on beste yapabildiği anlatılan Şevki Bey'in (1860-1891) sokakta öldüğünü, üstat Ahmet Rasim yazıyor. 
Onu tanıyanlar, "Bülbül gibi bir adamdı," diye anlatır.

"Ağzını her açışında farklı şarkılar terennüm ederdi. Uşşak, hüseyni, muhayyer... Yalnızca uşşak makamında iki yüz bestesi vardı."
Topu topu otuz bir yıl yaşadı; yaşamının on yılı beste yapmakla geçti. Harbiye Nezaretinde kâtiplik ediyordu. İçkiye karşı zaafı vardı.
Bu nedenle düzenli bir yaşam kuramamıştı.
Kendi yaşamına ilişkin bir kitap yayımlamak istiyordu: "Yadigâr-ı Şevket yahut Mahsulü Tabiat". Bu tasarısını, ölümünden sonra bir dostu gerçekleştirdi.

Önerilen İçerikler

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

BU MİLLETVEKİLİ AYRICALIGINI HİÇ SEVMEDİM... Sultan Mahmut kılık kıyafetini değiştirip dolaşmaya başlamış. Nasrettin hoca dalgın dalgın yürüyormuş… ORGAN MAFYASININ İNSANLARI NASIL AVLADIĞINI OKUYUNCA ŞOK OLACAKSINIZ..!